Nedir bu "grafik tasarım" ?
(internettegezinirken rasladığım komik bir yorum )

Günden güne saygı kaybeden sıfat... öyleki bilgisayarı olan herkes kendine potansiyel tasarımcı gözüyle bakabiliyor. onlara sorulan "ama iletişim teorileri, tasarım prensipleri gibi hadiseleri photoshop zaten kendi hallediyor di mi" gibi bir soru anlasılmaz oluyor onlar için, zaten bu kavramlardan bihaber oluyolar kendileri.
yıllardır gormediğiniz mahalle arkadasınız gelip, hacı tasarım masarım mı yapıyodun, napıyosun sen yaa. ben de aldım bilgisayar, tekniğini bilsem yapacam ben de bişiler der, ona göre bu teknik bi iştir, standardı vardır tekniği çözen götürür.. evde anne ise neden kardeşinede öğretmıyorsun ? gibi sorularla başının etini yer, ona iletişim, tasarım, prensıp demek yemez, he hee taam der gecistirilir. birebir dialoga girdiğiniz müşteri, herseye ne var kı açar ben de yaparım, ha benim amca ogluda yapıyo yaw gibi seyler soyleyebilir.
her ne kadar orjinallik estetik ve yaratıcı olmak gibi kaygılar taşıyarak, iletişim teorileri, tasarım prensipleri ve kendi ilkelerinizle birlikte hareket etseniz dahi, teknolojik bir araç kullanmanız vesilesiyle sizi kimse siklemez, sanatçı olmak için tuale resim yapmalısınızdır. reklamcı olmak içinse televizyonda oynayan bir seyler için aha bunu ben yaptım demelisinizdir. bu baglamda ister reklam ajansında art directorluk olsun, ister iletişim tasarımcılığı olsun. ne var ki? ben de yaparım beaa tekniğini bilsem! şeklinde değerlendirilir. anneler artık futbolcu dogurmuyor, tasarımcı doguruyorlardır. open/photoshop yapabilen herkes tasarımcı olarak bi yerlere başvurur, herkesin fikir yurutebildiği bir alan olması ise baska bir şanssızlıktır. ben sahsen ne arkadaslarıma, ne evde aileme bu işi yaptıgımı söylemiyorum, ha bi hatunla tanısırken iletisim tasarımcısıyım demek güzel oluyor sadece, tavsiye ediyor bu entryi burda noktalıyorum, tasarım yapan kişiye verilen sıfat dıye de sözlük formatına sokuyorum.

“Anlatman gerekenden fazlasını anlatma, göstermen gerekenden fazlasını gösterme.”

Minimalizm, modern sanat ve müzikte, kökeni 1960'lara giden, sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akımdır. ABC Sanatı, Minimal Sanat gibi tabirlerle de anılır.
Pablo Picasso

Gelmiş geçmiş bütün sanatçılar içinden, beni en çok Pablo Picasso etkilemiştir. Gerek resim sanatında açtığı çığır, gerek özel hayatı, gerekse kadınlara olan düşkünlüğü :)) benim bir Picasso hayranı olmamın en büyük sebebidir. Sabancı tarafından Türkiye'ye getirilen Picasso sergisine giderek hayallerimi gerçeklerştirmenin mutluluğunu yaşarken, Sabancıya teşekkürlerimi sunarım.
Salvador Dalí

Gerçeküstü eserlerindeki tuhaf ve çarpıcı imgelerle ünlenmiştir. En iyi bilinen eseri olan Belleğin Azmi'ni 1931'de bitirmiştir.Dalí, ressamlığın yanı sıra heykelcilik, fotoğrafçılık ve filmcilikle de ilgilenmiş, Amerikalı animasyoncu Walt Disney ile beraber yaptığı Destino adlı kısa çizgi film, 2003'te "en iyi kısa animasyon filmi" dalında Oscar adayı olmuştur.Katalonya doğumlu olan Dalí, 711 yılında İspanya'yı fethetmiş olan Mağribiler'in soyundan geldiğini iddia etmiş, "süslü ve cafcaflı olan her şeye, lüks hayata ve doğu kıyafetlerine olan düşkünlüğünü" de "Arap kökeni"ne bağlamıştır. Dalí hayatı boyunca, sanatıyla olduğu kadar eksantrik giyimi, davranışları ve sözleriyle de dikkat çekmiştir.

Bob Marley

Tatile çıktığınızı farz edin. İstikametiniz güneyde deniz kenarında bir yer olsun (olympos:) Güneş, deniz, kum... Gölgelikte bir hamakta sallanıyorsunuz. Arada bir soğuk biranızdan bir yudum alıyorsunuz.Önünüzde, masmavi bir deniz uzanıyor ama, denize girmek için acele etmiyorsunuz. Nasıl olsa tatilinizin bitmesine daha çok var. Zihninizle bedeniniz tüm 'şehirli' yüklerini üzerinden atmaya başlıyor bir bir; hafiflediğinizi hissediyorsunuz, ve yüzünüzde bir tebessüm beliriyor: 'Yaz gibisi yok' diyorsunuz kendi kendinize. İşte, bir Bob Marley şarkılarının insan bünyesi üzerindeki etkisi böyle oluyor:))
Manu Chao

İlk kez Sevgili kardeşim Tunci'nin sayesinde dinlemiştim bu grubu.
Son yıllarda bir dünya müziği mesihi olarak kucaklanan, yeni Bob Marley olarak lanse edilen, pop ikonalarını bile gölgede bırakan Manu Chao Fransa’da yaşayan İspanyol göçmeni bir ailenin oğlu olan Manu, 80’li yılların başlarında daha sonra adı Hot Pants olacak, punk / latin / R&B etkili rock müzik yapan Joint de Culasse grubunu kurdu. Müzik kariyerinde şöhreti ilk kez 1985-1995 yılları bir punk-rock topluluğu olan Mano Negra ile yakaladı.

Ray Charles

Çocukluğu, ırk ayrımcılığının dorukta olduğu zamanlarda geçti. Aile oradan oraya göçüp dururken Ray Charles, dört yaşındayken başlayan göz hastalığına yenik düştü ve yedi yaşında tamamen kör oldu.
Ray Charles hem kendi ülkesine hem de yurt dışında takdir ve hayranlıkla karşılanan bir başarı öyküsünün kahramını. Belki de bu yüzden hakkında bu kadar çok şey yazılıp çiziliyor. O, Amerikan rüyasının bir parçası ve gerçekleşmiş hali. Yoksulluktan zenginliğe, trajediden zafere ve karanlıktan ışığa giden bir öyküsü var Ray Charles’ın… İsmi Hollywood bulvarında bir yıldızın üzerinde duruyor, Fransız devletinden Fransız halkı adına aldığı bir madalyonu var. Tabii sayısız altın plağı ve 12 tane Grammy ödülü de…
Michael Jordan

17 Şubat 1963, NBA liginin ve birçok otoriteye göre tüm zamanların en iyi basketbolcusu.
Pek çok kişi tarafından dünyaya gelmiş en iyi basketbolcu olarak nitelendirilir. NBA'de çeşitli istatistiklerde rekorlara sahiptir. Formasını giydiği Chicago Bulls takımıyla 6 şampiyonluk elde etmiştir. Babası bahis mafyası tarafından öldürülmüştür. Tam adı Michael Jeffrey Jordan'dır . Basketbolu iki kere bırakıp geri dönmüştür. Son olarak Washington Wizards forması giymiştir. Adına Nike firması tarafından ürünler pazarlanmaktadır. Sadece basketbol sporu icin değil spor tarihinin en büyük efsanesidir.
Diego Armando MARADONNA

Maradona 30 Ekim 1960’ta dünyaya geldi. Futbola Boca Juniors takımında başladı ve burada 1981’e kadar oynadı. 1981’de rekor bir ücretle (12 milyon Dolar) Barcelona’ya transfer oldu.
Maradona 2000’de FİFA tarafından Pele ile birlikte yüzyılın futbolcusu seçildi. 11 Aralık 2000’de yapılan bir törenle ödülünü aldı. Fakat törende kendi ödülünü aldıktan hemen sonra Pele’nin ödül almasını beklemeden salonu terketti. Nitekim bir gün sonra yaptığı açıklamada “Kendi bedenime karşı saygısız olsam da işime devamlı saygılıydım; bu yüzden de dünyanın en iyisi benim” diyerek bütün spor kamuoyunun beklediği açıklamayı yapmıştı.




Muhammed Ali Clay

Müslüman olmadan önceki ismi Cassius Marcellus Clay olan Muhammed Ali Clay, 17 Haziran 1942'de Kentucky Louisville'de doğdu. 12 yaşındayken boksla tanıştı ve kısa zaman içinde Natıonal AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası'nda amatör kayıtlara girdi. Yine 1960'ta Roma'da ağır hafif siklette altın madalyayı alarak profesyonel lige döndü. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları'nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı.


Gheorghe Hagi

Tapılası futbol ustası Gheorghe Hagi... Sadece Galatasarayımızın değil dünyanın en iyi "10 numara" futbolcularından biriydi. Mesafe tanımadan atılan şutları, 90'dan şaşmaz frikikleri, bel kıran çalımları, öldürücü sol ayağı ve süper kupa finalinde Roberto Carlos' u maymuna çeviren çalımını unutmak mümkün değil.  Karpatların Maradonası lakaplı dünyaca ünlü Makedon asıllı Romen futbolcu.
M.C. Escher

1898 yılında Hollanda’da doğdu. Grafik eğitiminden mezun olduktan sonra İtalya’ya seyahat etti ve burada birçok çizim yaptı.
Geleceği Şekillendirmekten Sorumluyuz... 

Geleceğe bakış açısı genellikle 'oluşmuş tek bir gelecek vardır ve biz ona doğru gideriz' şeklindedir. Başarılı olma, kazananlar kulübüne girme kıstasları da o geleceği daha iyi okumak, tahmin etmek, önceden görebilmek ve/veya "şanslı" olmak diye tanımlanır.